Vietnam’ın küçük şirince şehri Hoi An

No Comments

31 Ocak – Hoi An’a ulaşım

Hue’den sonra 5 saatlik bir yolculukla, nihayet Vietnam’ın küçük şirince şehri Hoi An’a vardık. Hoi An, Thu Bon nehrinin kenarında kurulmuş, Unesco Dünya Mirası listesine alınmış ve terzileriyle ünlü bir orta Vietnam şehri. Şehre trenle ya da otobüsle ulaşılabildiği gibi, Danang havaalanından uçakla da ulaşılabilir. Vietnam’da tren bileti almak için https://vietnam-railway.com/ sitesini kullanabilirsiniz. Daha önceden gece otobüsüne bineceğimiz düşüncesiyle, 02:00 gibi geleceğiz diye mail attığımız otel sahipleri bizim erkenden geldiğimizi görünce şaşırdılar. Bizi öyle sıcak karşıladılar ki Hoi An’ı ilk anda sevdirdiler.

Kaldığımız yer, küçük bir aile işletmesi. Küçücük  havuzları, çiçekleri ve çocukluğumuzdaki gibi keyifle gezmemiz için bize verdikleri bisikletleriyle, biz Hoi An’ı, sevgili Tâm, Luk ve eşini çok sevdik. İki kişilik odanın rezervasyonunu http://booking.com aracılığıyla kahvaltı dahil 20$dan yapmıştım. Otele giderken karşılaştığımız ve tek başına gezen Alman Jesi de yer arıyordu ve oda bizimle geldi.  Uygun bir indirimle ona da oda ayarladık. Çok memnun kaldığımız Green Grass Homestay’i şiddetle tavsiye ederim.

Odalarımıza yerleştikten sonra, bisikletlere atlayıp yemek yiyeceğimiz bir yer baktık. Yerel yemeklerden oluşan mönüsünü beğendiğimiz Lame Cafe’ye girdik. Lezzetli Vietnam yemekleri ile karnımızı güzelce doyurduk.                     

Vietnam’a özel Pho çorbasından içtik, tavuklu veya etli olan, erişteli, sebzeli bir çorba pho doyurucuydu. Şişelenmiş Hoi An birasının haricinde, işletmenin kendi ürünleri olan fıçı bira da oldukça iyiydi.

Sebzeli ve deniz ürünlü pilav, deniz ürünlü, sebzeli nodul, soyafilizli salata ve et yemekleri hepsi çok güzeldi.

Bütün bu yediklerimiz ve içtiklerimize 600.000VDN ödedik. Ve gece yemeğini eritmek için bisikletle sokak turlarına devam ettik, sokak sokak gezdik, gezerken de sanki daha önce gelip gezmişiz gibi öyle bir keyif aldık. 

01 Şubat -Hoi An’da 2. gün

Akşama Ho Chi Minh, diğer adıyla Saygon yolcusuyuz, bu yüzden kahvaltı sonrası, odaları boşalttık ve gündüz gözüyle şehri gezmek istedik. Çantalarımızı bırakmak istediğimizde, ev sahibemiz odanın birini, akşam duş alıp çıkalım diye bizim için ayırdı. Bu durum bizi bir kat daha mutlu etti.

Yine bisikletlere atladık. Alman Jesi de bize katıldı. Şehir merkezi, Japon Köprüsü ve ara sokakları dolaştık. Şehrin en önemli yapısı, zamanında Çinlilerin ve Japonların oturduğu mahalleleri birbirine bağlayan Japon Köprüsü. Köprünün yapımı Çin takvimine göre maymun yılında başladığı için bir ucunda maymun,köpek yılında bittiği için diğer ucunda köpek  heykeli var.

Hediyelik eşya satan dükkanları ve bozulmamış yapısıyla küçücük bir şehir.

Bisikletlerimizi parkettiğimiz yer ve rengarenk sokaklar,

Nehir kenarından lokal kareler,

Günlük hayat görüntüleri,

Sonra sahile doğru gidelim dedik, belki suya gireriz diye düşündük. Hava sıcak, ama biraz bulutluydu, hatta ara ara yağmur da çiselemeye başladı. Her yer yemyeşil, insana huzur veriyor. Pirinç tarlaları da yeşilin tonlamalarına ayrı bir güzellik katıyor.

Sakin bir yer ararken şehrin dışına kadar çıktık, sonra bir plaj bulduk. Gençler denize girdiler, çok dalgalı ve serin olduğundan biz girmedik, kenarda oturup mix meyve kokteyllerimizi, biralarımızı yudumladık.

Hoi An sahilinden sevgilerle…

Sonra tekrar pedal basarak otele dönüşe geçtik. Şehrin renkli manzaralarından kareler.

Daha duş alıp, yemek yiyeceğiz. Odaya geldiğimizde oda temizlenmiş, temiz havlular koyulmuştu. Duşumuzu alıp, yine aynı yere Lame Cafe’ye gittik. Burası çok sıcak ve samimi bir işletme. Lezzetli yemeklerini mideye indirdikten sonra, pirinçten yaptıkları onların fıçı birasının tadına da baktık. Light bira tadında, hafif içimli bir bira. Hesap yine yaklaşık 600.000VND . Yemekten hemen sonra otele geçtik. Pek çok kişinin yazdığı gibi biz Hoi An’ı çok sevdik. İnsanı içine alan bir şehir, küçük, sıcak ve şirin.

Belki de kaldığımız bu sıcak aile işletmesi ve bu canayakın insanlardan kaynaklandı birazda.  Öyleki onlardan sarmaş dolaş ayrıldık diyebilirim. 

Ho Chi Minh’e gidiş

Uçağımız saat 22:00 da Danang Havaalanından kalkıyor. Yine Vietjet ile uçacağız. Fazla bagaj alımlarımızı daha önceden Hanoi’ye geçerken burası için de almıştık. Daha önceden ayarladıkları büyük bir taksi saat 19:30 da bizi otelden aldı. Danang’a kadar 20$ verdik. Havaalanına vardığımızda uçağımızın 2 saat rötarlı olduğunu öğrendik. Havaalanı info yardımcı oldu, bizden önceki uçak da rötar yapmış ve bizim uçağın saatinde kalkacakmış, bizi o uçağa aktardı. Hemen check in yaptırdık, bagajlarımızı verdik ve uçağa geçecektik ki, sürprizzz, uçak yine 1 saatlik rötar yapmış. Tekrar beklemeye başladık, ben de gezi notlarımı yazarak vakit geçirdim.

Nihayet uçak 23:00 de kalktı ve 00:30 gibi Ho Chi Minh’de olduk. Havaalanı çıkışında taksi ve otobüsler var. Biz 4 kişi olduğumuzdan yine taksiye atladık. Otelimiz merkezde ve taksimetre otele kadar 300.000VDN yazdı. Bütün gün bisiklete bindik, bir de yol yorgunluğu olunca, zaten çok da geç olmuştu, duş alıp yattık. Yarın Savaş Müzesini ve Cu Chi Tünellerini gezeceğiz.

Bir cevap yazın

Translate »
%d blogcu bunu beğendi: