Kerpe’den Sarısu’ya

3 Comments

Kerpe

İstanbul’a yakın yerlerden birisi olan Kocaeli ili Kandıra sınırlarında olan Kerpe, heykeltraş elinden çıkmış gibi kayalıkları ile ünlü.  Kerpe’ye gitme için pek çok nedeniniz olabilir. Karadeniz kıyısında olmasına rağmen sakin ve dalgasız denizinin keyfini çıkarmak için gidebileceğiniz gibi, isterseniz doyumsuz doğası ile sadece kafa dinlemek için ya da isterseniz sadece balık yemek için bile gidilecek yerlerden birisi.

Bizim de sık sık kaçtığımız, özellikle yazın daha keyif aldığımız Kerpe ve hemen yakınındaki Sarısu’ya yine bir hafta sonu kaçamağı yapalım dedik ve sabah yola koyulduk.

Nasıl gidilir?

Kerpe, İstanbul’a 140km uzaklıkta ve yaklaşık 2 saate yakın süren kıvrım kıvrım virajlı yol, yeşilin farklı tonları eşliğinde keyifli hale geliyor. İstanbul’dan gelenler için TEM’den İzmit Kandıra çıkışından çıkılıyor ve Kandıra yoluna devam ediliyor. Kandıra merkeze girmeyip yolu devam ediyorsunuz. Bu arada isterseniz Kandıra’nın manda yoğurdundan ve güzel peynirlerinden alabilirsiniz. 10km kadar sonra Kerpe / Kefken / Seyrek tabelalarını göreceğiniz sapağa geleceksiniz. Sağ taraf Kefken’e gidiyor, sola doğru hafif yokuş olan yemyeşil ağaçlıklı yol ise sizi Kerpe’ye götürecek. Bu manzara ile Kerpe merkeze doğru ilerleyin.

Neler yapılır?

Geniş bir koya sahip olan deniz hemen merkezden başlıyor. Kerpe’nin Karadeniz’de olduğunu bilmeseniz, bu durgun ve pırıl pırıl denizi Ege ya da Akdeniz’de zannedersiniz. Çocuklar için de sığ bir şekilde başlayan denizde ister oynayın, ister doya doya yüzün. Yüzmeyi sevenler için ise derin olan atlamalı sahil şeridi de var, korkmadan açılarak doyasıya keyifle yüzebilirsiniz.  Ücretsiz olan plajda kabinler, duşlar, isteyene şezlong ve şemsiye hizmeti de var. Dediğim gibi ister deniz, ister güneş, nasıl isterseniz.

Sahil şeridinde alışveriş için marketler, dükkanlar, oturup bir şeyler yiyip içebileceğiniz yerler bulabilirsiniz. Yemeklerinizi ekonomik bir şekilde sahil şeridindeki küçük restoranlarda yiyebilirsiniz. Rakı balık isterseniz o da var. 

Dahası çay, kahve, dondurma gibi ne isterseniz, keyfinize kalmış. İsterseniz sadece oturup manzara seyredin.

Ama biraz tepeye doğru çıktığınızda muhteşem görüntüsüyle, doğanın bir heykeltraş gibi çalıştığı Kartal Kayalıkları görülesi, denizine girilesi, hatta dayanamayıp değişik yerlerinden atlayış yaparak doyasıya eğlenilesi bir yer. 

Hafta sonu kalabalık oluyor, hafta arası giderseniz tadına doyulmaz. Gözlük ve şnorkel ile kayalıkların arasında yüzmek de ayrı keyif.

Bu güzelliklerin içinde isterseniz yüzün, ister dalın keyfini sürün. İster kayalıklara tırmanın ve atlayın.

Bütün gün deniz ve güneş keyfinden sonra, akşam sahilde oturup kafa dinleyebilirsiniz. Kamp yapıyorsanız akşam mangal keyfiyle istediğinizi götürün, keyif sizin, biz de öyle yaptık.

Konaklamak

Konaklamak için ise, otelleri tercih edebileceğiniz gibi, daha revaçta olan apartlar da var. Ayrıca kamp yapmak isteyenler için ise kamping de bulabilirsiniz. Diğer kampingler kapandığından merkezde olan tek kamping Doğa Kamping ve oldukça düzenli. Yani Kerpe’de her bütçeye göre konaklama imkanı var.

Kerpe’den Sarısu

Sabah kahvaltı sonrası toparlanıp Kerpe’den çıkınca Seyrek / Sarısu istikametine doğru yöneldik. Sarısu yolu üzerinde 4km uzunluğunda orman içi trekking rotasının haricinde, kampinger,  farklı küçük koylar da var. Bu koy da bizim tesadüfen bulduğumuz ve suyunun da akvaryum gibi olmasından dolayı, buranın Akvaryum Koyu da burası olsun dediğimiz bir koy. Gerçekten akvaryum görüntüsündeki koyumuza uğramadan yine geçemedik.

Akvaryum Koyu’ndan çıktıktan sonra Sarısu’ya doğru devam ettik.Köprü üzerinden nehir manzaraları…Nehir kenarında balık tutanlara, ailece oturanlara rastlayabilirsiniz.

Denize yakın yerlerde hayvanları otlarken görebilirsiniz. Denizle çay suyu ise kuçak kucağa dans ediyor adeta, ister denize, ister çaya girin, isterseniz çayda kanoya binin.

  

Kerpe’den farkı burada korugan deniz yerini dalgalı denize bırakıyor. Açılmak tehlikeli ve yasak, yani dalgalarla uygun mesafede oynayacak ya da güneşleneceksiniz. Aman çocuklara dikkat edin.

 

İstanbul’a dönüşe geçtiğinizde tekrar Kerpe’ye değil, Babaköy Kandıra istikametine dönün. Yol eskisi gibi stabilize değil, betonlamışlar. Hem yolu kısaltırsınız, hem de Babaköy’ün keyifli manzaraları eşliğinde yolculuk yaparsınız.  

3 Responses to “Kerpe’den Sarısu’ya”

Bir cevap yazın

Translate »
%d blogcu bunu beğendi: