Ölüm ve son durak Pashupatinath Tapınağı

2 Comments

Kelimelerin tükendiği yer Pashupatinath Tapınağı

Bugün de programda kelimelerin tükendiği yer Pashupatinath Tapınağı var. Ölenlerin yakıldığı, ölüm ve son durak Pashupatinath Tapınağı yani. Daha önceden Varanasi’de de görmüştüm, ama orada uzaktan bakıyorsunuz, yaklaşmanız yasak, kayıklarla uzaktan izlemiştik. Tapınağa gitmek için Ratna Parka kadar yürüdük. Oradan mavi renkli, rikşa gibi mini mini bir minibüse bindik, kişi başı 15Rs vererek yakınına kadar gittik.

Pashupatinath Tapınağı

Pashupatinath Tapınağı, Ganj nehri gibi kutsal kabul edilen Bagmati nehrinin kenarına kurulmuş, Tanrı Şiva’ya adanmış bir Hindu tapınağı ve tapınağa Hindu olmayanlar giremiyor. Sadece ölülerin yakıldığı alana girilebiliyor. Bu alana da bahçe gibi bir yerden giriliyor ve girişine gelince bilet alıyorsunuz, kişi başı 1000Rs veriyorsunuz. 

Yakma işlemi köprünün iki tarafında yapılıyor. Ölüm halinde de kastlara göre hareket ediliyor. Bir tarafı üst kastlar, diğer taraf normal halk için ayrılmış durumda. Ölülerin yakılışının hazırlığı, yakılması, o seramoni bizi bizden aldı. Oldukça fazla kişiyi takip ettik, çünkü başlayanlar, hazırlananlar, bitmeye başlayanlar gibi farklı zamanlamalarda olanlar vardı. Varanasi’den farklı olarak burada kadınlar da ölenin yanındaydılar. Bizlerdeki gibi duygu patlamaları, haykırmalar, ağlamalar yoktu, tek bir aileden sessiz sessiz ağlama gördük.   

  

Ölen kişi üst kasttan ise ayrılan özel yerde yakılıyor. Halktan biriyse, tapınağa getirildikten, köprünün bir tarafında hazırlanıyor, daha sonra diğer tarafta yakılma işlemi yapılıyor. Önce elbiseleri çıkarılıyor, ayakları nehrin suyuyla yıkanıyor. Üstü sarı renkli örtülerle örtülüyor. 

Taşıma sedyesine bağlanıyor, çiçeklerle süslendikten sonra ise normal halksa köprünün diğer tarafına taşınıyor. Yakma işi için kişinin kilosuna göre sandal ağacı kullanılıyor, yakılacak kişinin odunlarını da aile sağlıyor, oradaki görevliler odunları düzenleyerek hazırlıyor. Taşınan kişi yakılacak yere yakınları tarafından taşındıktan sonra, odunların üzerine koyulmadan birkaç kez etrafında döndürülüyor, sonra koyuluyor.

 Araya yakmayı hızlandıran jeller koyuluyor, üstüne nehir suyuyla ıslatılmış samanlar yerleştiriliyor. 

İlk yakma işlemini, ölen kişi erkekse ailenin en büyük oğlu, kadınsa küçük oğlu başlatıyor. Erkek evlat yoksa en yakınlarından birisi bu görevi üstleniyor ve ilk ateşi veriyor.

Sonrasında da orada kafasını kazıtıyor. Bunu 2 yıl boyunca her sene aynı tarihlerde tekrar yapıyormuş. 

Yakma işlemi bitince de bütün külleri Bagmati nehrine dökülüyor , yerin temizliğini yapılıyor ve eve hiç kül götürülmüyor. Son dualar yapılıyor ve gidiyorlar.

Diğer bölümleri

Hasta olan ve ölümü yaklaşan kişiler de son günlerini geçirmek için bu yere getiriliyor ve burada ölümü bekliyor. Burada ölmek ve burada yakılabilmek önemli, onun için burada ölümü bekleyen bir kesim var. Yakılma işlemini yapacağı için erkek evlat olması da önemli.

Tapınağın karşısında tepeye doğru bahçelik alanda, küçük tapınaklar da var. Burada tapınağın saduları da bulunuyor. Bunlar gerçek sadular, hiç yıkanmıyorlar ve tıraş olmuyorlarmış. Direk cennete gideceklerine inanılıyor. Saduların haricinde bir de sağlık, şifa, huzur dağıtan diyeceğim, kişiler var, özellikle gençler rağbet ediyor.

  

Burası bizi çok etkiledi. İnsanların acılarını karşılama şekilleri, çok farklı olan bu ritüel karşısında, bir tarafta bizim ve bizim gibi bir sürü kişinin bu durumu izlemesi, fotoğraf çekmesi, diğer tarafta ise acısını yaşayan insanlar, çok farklı bir duygu, ne diyeyim…Hava karamıştı, biz çıkarken yakma işlemi hala devam ediyordu.

Oldukça fazla ve farklı evrelerde yakılma törenlerini izledikten sonra, aynı şekilde yine Ratna Parka giden, ama bu sefer gerçek ebatlı bir minübüsle döndük. 

2 Responses to “Ölüm ve son durak Pashupatinath Tapınağı”

  1. sevgili dilek hanım. oraları akla ziyan. ben döneli daha sene olmadı, halen düşünmekteyim. kafamda çok soru var. gelecek kitabımda yazacağım. mail ime de gelenleri okuyorum. özlemişim meğer.
    sağlık neşe ve yol açıklığı dilerim.
    sevgiler.
    nurefşan zeren

    • Çok teşekkür ederim, Nurefşan Hanımcım.Çok farklı coğrafyalar, farklı düşüncelere daldırıyor insanı…

Bir cevap yazın

Translate »
%d blogcu bunu beğendi: